4 Haziran 2026 – Antalya’da, Side Antik Kenti’nde yapılan araştırmalar sonucunda, geçmişte burada konuşulan “Sidece” diline ait 31 harf tespit edildi. Binlerce yıl boyunca varlığını sürdüren bu gizemli dil, bilim camiasının dikkatini çekmeye devam ederken, Anadolu’nun kayıp dillerinden biri olarak araştırılmaya devam ediyor. Uzmanlar, Sidece alfabesinin yapısını, kelime analizlerini ve Anadolu’nun diğer dilleriyle olan ilişkilerini incelemekte.
Sidece’nin kökenleri Luvi halkına dayandığı belirtiliyor. Helenistik dönem öncesi ve bu dönemin ilk 200 yılı boyunca Sideliler’in kendi dillerini konuşmaya ve yazmaya devam ettikleri anlaşıldı. Pamfilya’nın en önemli liman kenti olan Side, tarihi yapılarının yanı sıra, binlerce yıl önce konuşulan bu gizemli dili ile de araştırmacıların ilgisini çekiyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” çerçevesinde, kentte geçmişin izleri keşfedilirken, aynı zamanda Sidece’nin yeniden gün yüzüne çıkması sağlanıyor. İki dilli yazıtlarla kazılarda ortaya çıkan bu dil, Prof. Dr. Feriştah Alanyalı’nın liderliğindeki ekip tarafından çözülmeye çalışılıyor. Alanyalı, İtalya ve Avusturya’dan gelen uzmanlarla birlikte yürütülen projede, son yıllarda yeni yazıtların bulunduğunu ancak dilin hala tam anlamıyla çözülemediğini belirtti. Yazıtların sayısının azlığı ve genellikle kısa olmaları, araştırma sürecini zorlaştıran etkenler arasında.
Alanyalı, “Son yıllarda hem iki dilli hem de 30 ila 40 satır içeren yazıtların bulunması umut verici bir gelişme oldu. Sidece yazıtlarında görülen ‘Siruawn’ ve ‘Siruawan’ kelimeleri, Side kentini ifade ediyor gibi görünüyor. Bu, Side’nin erken tarihi ve kentin isminin kökeni üzerine yeni tartışmalar başlatıyor. Ayrıca kentin isminin ‘nar’ anlamına gelebileceği ihtimali oldukça önemli bir buluş.” ifadelerini kullandı.
Luvi kökenli Side dili, Anadolu’daki diğer eski dillerle, örneğin Likçe ve Karca ile benzerlikler taşıdığını belirten Alanyalı, “Bu çalışmalar, antik kentin kimliği açısından kritik bir öneme sahip. Side, Helenler gelmeden önce de var olan bir kentti. Kaynaklara göre, ‘Kyme’den gelenler Side’ye ayak bastıklarında kendi dillerini unuttular ve barbarların dilini konuşmaya başladılar.” dedi. “Barbar” terimi, kendi dilini konuşmayanları tanımlamak için kullanılırken, Helenler öncesinde Side’nin Anadolu’nun kadim kentlerinden biri olduğu vurgulanıyor.
İskender’in Anadolu’daki kentleri ele geçirmesinin ardından, bu yerleşimlerde yaşayanların zorla Yunanca konuşmaya mecbur kaldığını aktaran Alanyalı, bu durumun dilin ve kültürün kaybına yol açtığını belirtti. Side’deki çalışmalar, tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasına ve Anadolu’nun zengin kültürel mirasının yeniden keşfine katkı sağlıyor.
