Yaşananlar kayıt altına alınmalı

MÜJDE IŞIL- Deprem felaketinin üzerinden bir ay geçti. Hepimizi derinden sarsan ve yardım için seferber eden bu süreçte sanat dünyası gerek sahada gerekse bulundukları bölgede aktif olarak çalıştı, çalışıyor. Tiyatrolar, sergiler, konserler gelirlerini depremzedelere bağışlıyor, dayanışma için yeni organizasyonlar düzenliyor. Biz de pandemi sonrasında toparlanmakta zorlanan sinema sektörünün bu sıkıntılı zamanda neler yaptığını, dayanışmak için neler yapmayı planladığını Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) Yönetim Kurulu Üyesi – Yapımcı Yamaç Okur’a ve Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Başkanı Esin Küçüktepepınar’a sorduk.

‘Sanatın gönül açıcı işlevine inanmalıyız’

Esin Küçüktepepınar: Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Başkanı

*Deprem felaketi sonrasında sinema sektörüne ve yazarlarına hangi sorumluluklar düşüyor?

Yaşananların ilk elden kaydedilmesi çok önemli. Hafıza oluşturulması, felaketin unutulmaması ve kaybedilenlerin hatırlanması için kayıt gerekiyor. Arama, kurtarma ve lojistik desteğin yanı sıra depremzedelerin sesi olmak için bölgeye giden arkadaşlarımız var. Sadece şimdiyi değil çok uzun zaman alacağı belli olan süreçteki gelişmeleri de kayda almak ve arşivlemek hayati bir önem taşıyor.

*Destek, dayanışma ve bu tür acıların tekrar yaşanmaması için sinema üzerine kafa yoranlar, çalışanlar neler yapabilir sizce?

Acil yaralar sarıldıktan sonra sinema yazarları olarak bölgede ve diğer merkezlerde film gösterimleri, panel ve söyleşiler yapmak istiyoruz. Meslek birlikleri, sendikalar ve vakıflardan oluşan sinema sektörü bileşenlerinin bir parçası olarak diğer STK’larla birlikte ortak çalışmak ideal olabilir. Bölgeden öğrencileri festivallere davet ettirmek, farklı enerjileri buluşturmak, parçalanmış değil bir arada olduğumuz hissiyatını duyurmak belki mümkün olabilir. İyileşme süreci denilen şeyin hayli karmaşık ve zorlu olduğunun farkındayız ama sanatın birazcık da olsa gönül ve ruh açıcı işlevine inanmak gerekiyor.

‘Olası afetlere hazırlanmamız gerekiyor’

Yamaç Okur: Yapımcı ve Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) Yönetim Kurulu Üyesi

*Deprem felaketi sonrasında sinema sektörü paydaşları nasıl bir dayanışma sergiledi?

Deprem sonrası setler hızlıca durduruldu, karavanlar ve jeneratörler bölgeye gönderildi. Sinemacılar deprem bölgelerine giderek hem arama kurtarma hem de lojistik destek çalışmalarında görev aldılar. İstanbul’da kalanlar da belediyeler ve çeşitli STK’lar aracılığıyla yardım ettiler. Sivil toplum kuruluşları ile birlikte örgütlü çalışmaların önemini bu depremde bir kez daha acı bir şekilde tecrübe ettik. Deprem bölgesine giden meslektaşlarımızın hemen hemen hepsi koordinasyon eksikliğinden bahsettiler. Dayanışma konusunda sinema sektörü her zaman olduğu gibi öncü sektörlerden biri oldu. Sektörümüzün gücünü daha planlı şekilde ve koordineli olarak olası afetlere hazırlamamız gerekiyor.

*Deprem sonrasında SEYAP, Film Sektöründe Depremin Etkilerinin Tespiti ve Afetlere Hazırlık Formu’nu yayımladı. Bunun amacı nedir? 

Deprem sonrasında önce sinema meslek birlikleri ile hemen sonrasında da tüm film sektörü bileşenleri ile bir araya geldik. Film Sektörü Afet Koordinasyon Kurulu oluşturuldu ve hızlıca çalışmalarına başladı. Koordinasyon Kurulu tarafından sektörde çalışan kişilere yönelik olarak yaşanılan depremden etkilenme durumları ile olası afetlere hazırlık durumlarının saptanması amacıyla online bir form hazırlandı. Bu forma https://forms.gle/LvahNRdFfxDYYT787 adresinden ulaşılabilir. Bugünlerde yardımların daha organize olması için sektör bileşenleri ile yapabileceğimiz projeleri belirlemeye çalışıyoruz. İlk etapta özellikle çocuklara yönelik rehabilitasyon çalışmaları ve afetlere daha iyi hazırlanmak için eğitim programları planlanıyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*